Giyinmek Sadece Dış Görünüş Değildir
Biliyor musun, giyinmek aslında düşündüğümüzden çok daha fazlası. Sabah kalkıp ne giyeceğine karar vermek… Evet, çoğu zaman aceleyle yapılır. Bazen uykulu gözlerle ilk eline geleni geçirirsin üstüne, bazen de aynanın karşısında dönüp durursun “Bu muydu ya?” diye. Ama işin aslı şu: Giyinmek, bir seçimdir. Kendine dair bir şey anlatmanın en sessiz ama en etkili yollarından biri.
Sana kim olduğumuzu anlatan kıyafetlerden bahsetmiyorum sadece. Özgüvenle bir gömlek düğmesi iliklemekten, aynaya bakıp “Bugün olmuş” diyebilmekten söz ediyorum. Giyinmek, sadece başkalarının seni nasıl gördüğüyle ilgili değil. Senin, kendine nasıl baktığınla ilgili.

Mesela ben bazı günler sırf kendimi daha iyi hissetmek için gömlek giyiyorum evin içinde. Kimse görmeyecek belki ama o gömleği giydiğimde omuzlarım dik duruyor. Sanki gün bana meydan okuyamazmış gibi. Anlatabiliyor muyum?
Bu işin “moda” kısmı değil mesele. Moda gelip geçer. Ama senin kendine nasıl davrandığın kalır. Spor ayakkabının bile sana “Hadi kalk, dışarı çıkalım!” dediği günler olur. Ya da sevdiğin bir kazağın içindeyken geçmişten gelen güzel bir anı düşer aklına. Giyinmek, bazen bir hatıra gibidir.
Şunu söylemek istiyorum sana: Dolabındaki kıyafetlere başka bir gözle bak. Onlar sadece kumaş değil. Senin gününe eşlik eden parçalar. Kendine bakışını şekillendiren, bazen seni toparlayan, bazen seni anlatan şeyler.
Ve evet, kendini ifade etmenin yollarından biri de giyinmektir. “Ben buradayım” demenin. “Bugün kendime iyi bakacağım” demenin. Ya da “Yorgunum ama hâlâ buradayım” demenin.

Ne giyersen giy, yeter ki kendin için giy. Kimseden onay bekleme. Aynada kendine baktığında gülümseyebiliyorsan, tamamdır. Çünkü bu hayat senin ve en çok senin mutlu olman gereken bir sahne. Üzerine yakışanı giy, içinden geleni seç ve yürü. Kimseye değil, kendine yakış.
Unutma… Giyinmek bir özgüven işidir, bir kendine şefkat gösterme biçimidir.
Ve sen, en iyi halini hak ediyorsun.
Her sabah yeniden.
Yorum bırakın